10 Temmuz 2011 Pazar

Ruhçu öğreti "ateizmin açık yöneticisi olmak için" atakta

Her zaman ateistlerin evrimi(tekamül), komunizmi ve de Nazismi-ırkçılığı(evrimleşmiş sarışın ırk yalanı) ruhçulardan aldığını söylüyorum.Benim yaklaşık 10 yıldır söylediğimi başkaları da söylemeye başladı:


http://www.gnostics.com/newdawn-1.html

Komunizm, ırkçılık ve evrim binlerce yıldır bu öğretinin insanlara sistemli bir şekilde aşılamaya çalıştığı temel dogmalardır. Hitler de bilinen çılgınlıklarını medyumları aracılığıyla aldığı direktifler doğrultusunda yapmış, New Age öğretisini dünyaya hakim kılmak için zalimliklerini vücuda getirmişti.

Amaçları dinleri ateizm maskesiyle ortadan kaldırdıktan sonra ruhçu öğretiyi açıkça hakim kılmak.

Ve şimdi de spiritualism ateistlere gizli yöneticilik yapmaktan sıkılmış olmalı ki açıkça onları egemenliği altına alma çalışmalarına başlamış gibi gözüküyor.


Bu öğreti değiştirilmiş İncillere ve hatta Tevrat'a bile sızmış durumda ne yazık ki.

Bir tek Kuran korunmuştur ve insanlara gerçek dini, mutluluğu ve kurtuluş yolunu kıyamete kadar sunacaktır. Bu ruhçu öğretinin tuzaklarını deşifre edip, planlarını boşa çıkartıp, insanlara umut yolunu gösterecek yine bir tek Kuran olacaktır.

*******************

Bu arada ayetlerden:

A'raf Suresi 27 Ey ademoğulları! şeytan, ana-babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, size de bir fitne musallat etmesin. Çünkü o ve kabilesi sizi, onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz o şeytanları, inanmayanlara dostlar yaptık.

A'raf Suresi 201 Korunup sakınanlar, kendilerine şeytandan bir görüntü/dürtü gelip dokunduğunda, hemen Allah'ı hatırlarlar. İşte o anda görülmesi gerekeni görürler.



Enfal Suresi 48 şeytan onlara, yaptıklarını süslü gösterip şöyle demişti: "Bugün size galip gelecek kimse yok, ben yanınızdayım." Fakat iki topluluk yanyana gelince iki topuğu üstüne çark edip şöyle dedi: "Ben sizden uzağım. Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası çok şiddetlidir."

İbrahim Suresi 22 İş bitirilince şeytan onlara şöyle dedi: "Allah size hak bir vaatle vaatte bulundu, ben ise vaat ettim ama vaadimden caydım. Benim sizin üzerinizde bir sultam yoktu. Sizi davet ettim, siz de bana uydunuz. Hepsi bu. Şimdi beni kınamayı bırakın da öz benliklerinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Aslında ben sizin, daha önceden beni şirk aracı yapmanıza karşı çıkmıştım. Zalimler için acıklı bir azap öngörülmüştür."

Meryem Suresi 83 Görmedin mi biz, şeytanları inkârcıların üzerine salmışız da onları oynatıp kıvırttırıyorlar.

Zühruf Suresi 37 Bu şeytanlar onları yoldan saptırırlar. Onlarsa kendilerinin hâlâ hidayet üzere olduklarını sanırlar.


Bakara Suresi 102 Süleyman'ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarını uydurdular.Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı.Ve Babil'de Harut ve Marut adlı iki melek üzerine indirileni öğretiyorlardı. Oysaki o iki melek, "biz bir imtihan aracıyız, sakın küfre sapma"demedikçe hiç kimseye birşey öğretmiyorlardı.İnsanlar onlardan erkekle eşinin arasını açacakları şeyi öğreniyorlardı. Ne var ki, onlar onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezler. Onlar kendilerine zarar vereni, yarar vermeyeni öğreniyorlardı.Yemin olsun ki, onu satun alanın ahirette hiçbir nasibi olmayacağını açıkça bilmişlerdir. Özbenliklerini sattıkları şey ne kötüdür! Bir bilebilselerdi

Nisa Suresi 118 Allah o şeytana lanet etmiştir. Demişti ki o: "Senin kullarından belirli bir pay elbette alacağım."

--------------------------------------------------------------------------------

Nisa Suresi 119 "Yemin olsun, onları saptıracağım, onları kuruntulara/hurafelere/anlamını bilmeden okumaya mutlaka iteceğim. Onlara mutlaka emir vereceğim de davarların kulaklarını yaracaklar; onlara muhakkak emredeceğim de Allah'ın yaratışını/yarattıklarını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı yandaş edinirse açık bir hüsrana kesinlikle yuvarlanmış olacaktır.


En'am Suresi 100 Allah'a bir de cinleri/gözle görülmeyen yaratıkları ortak koştular. Oysaki, onları O yaratmıştır. Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler. Şanı yücedir O'nun! Onların nitelemelerinin ötesindedir O!

40. Gün olur, onların hepsini bir yere toplar, sonra meleklere sorar: "Şunlar, sadece size mi kulluk/ibadet ediyorlardı?"

41. Melekler derler ki: "Tespih ederiz seni! Bizim Velî'miz sendin, onlar değil. Doğrusu şu ki, onlar cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere iman etmekteydi

*******************************


Eski bir iletimde şöyle demişim:

Günümüzde gündemde olan iki konuyla ayrıca tekrar taraftar kazanmaya başlamıştır ruhçuluk.

Bunlardan biri alternatif tıp,diğeri de ufolar meselesidir.

Aslında bu iki konunun bu öğretiyle doğrudan bir ilişkisi yok.Ama ruhçu öğreti bu konuları sahiplendiğinden,bu alanlardaki ispatlar sanki ruhçuların inançlarını ispatlıyor bir görüntü oluşturuyor ve böylelikle gün geçtikçe inanırlarını arttırıyor.

Alternatif tıp adı verilen şey aslında binlerce yıldır uygulanmakta olan,geleneksel doğal tedavi ve korunma yöntemlerine verilen addır.Bunların arasında akupunturdan tutun da bitkisel kür ve tedavilere,ayurvedaya kadar bütün geleneksel yöntemler yer alır.

Günümüzde bu doğal yöntemler bilimin merceğe altına girmiştir.Artık hastalıkların tedavisinin tabiatta var olduğu kabul edilmiş ve alternatif tıp bilimin süzgecinden geçirilmeye başlanmıştır.

Bunun sonucunda özellikle bitkisel tedaviler ve akupuntur üniversite ve hastanelere kadar girip kabul görmüştür.Bitkilerle ve diğer doğal ilaçlarla ilgili her geçen gün yeni ispatlara ve buluşlara rastlıyoruz. Akupunturun etkinliği de zaten yıllar önce ispatlanmıştı. Ama nasıl etki ettiği bir yıl öncesine kadar bilimsel olarak açıklanamıyordu. Artık gelişen teknoloji sayesinde vücudumuzdaki enerji akımı da gözlemlenir olmuştur ve bir yıldır artık akupunktur tamamen bilimsel bir yöntem olarak tıpdaki yerini almıştır.

Yalnız bu yöntemlerin kabul edilmesiyle birlikte pekçok insan bunlarla birlikte uzakdoğu öğretilerini ve tabiatıyla ruhçu öğretiyi de benimsemeye başlamıştır. Çünkü bu yöntemlerin gerçekliğinin ispatlanması sanki reenkarnasyon, enkarne olan ruhlar alemi, tekamül gibi safsataların da ispatlanmış olduğu izlemini veriyor.

Halbuki ne tabiatın iyileştirici gücü ne de akupunturun gerçek olması bu öğretinin nimetlerinden değildir.Ama ne yazık ki şeytan kendi öğretisiyle ,gerçekleri öyle güzel bir şekilde harmanlamıştır ki insanların bunları ayırtedebilmesi çok zordur.

Aynı olayı ufo meselesinde de görüyoruz.Bir tür ufo dini üretilmiştir. Yine burada safkan bir ruhçu öğreti görüyoruz. Reenkarnasyondan tutun da ,tekamül inancına kadar, tanrısal varlıklardan tutun da madde düşmanlığına kadar bütün temel putperest  inançlar karşımıza dikiliveriyor. Eğer olur da yarın öbürgün dünya dışı araçların varlığı ispatlanacak olursa, bu da sanki ruhçu öğretinin bir zaferi gibi gösterilecek ve pek çok insanın bu dine iman etmesi sağlanacaktır. Ama halbuki yine ortada hiçbir bağlantı yoktur. Tamamen bir ilizyonla, dünya dışı uygarlıkların bulunması, bu uydurma ufo dininin ispatı yani ruhçuluğun doğruluğu haline getirilmiştir.

Gerçekten şeytan  yine yapacağını yapıyor. Ve söz verdiği gibi insanların ayağını kaydırma projesini korkunç bir disiplin içerisinde hayata geçirmeye devam ederek öğretisini tüm dünyaya bir şekilde benimsetmeye devam ediyor.

*********************

Başka bir forumda "antiateist" sordu:


"Ruh yok diyorsunda Amerikada FBI ile medyumlar ortak çalışıyor. Medyumlar ölen ruhlar ile konuşuyor ??"

CEVABIM:


İşte onlar cinler diyorum ben de. Sana birkaç iyilik yapıp , uzun vadede çok büyük saptırmalara zemin hazırlıyorlar. Özellikle ünlü kişileri seçip o insanlara ruhçuluğu aşılıyorlar.

Eğer gerçekten hortlaklar olsaydı, hiçbir cinayet çözümsüz kalmaz, kurbanın ruhu mutlaka intikamını alırdı. Medyumlara filan da gerek yok, direkt kendileri katilin hayatını cehenneme çevirirlerdi.

Diyoruz ya, modaya göre ruh, modaya göre uzaylı veya tnrısal bir üst boyut varlığı gibi kendilerini tanıtarak pençelerini atıyorlar. Başlangıçta bir iki ufak tefek iyilik (örneğin Cenk Koray'a onda şifa gücü olduğu bilgisini vermişlerdi) yaparak güven kazanıyor, uzun vadede ise spiritualizmi yaygınlaştırıyorlar.

Bakın çok kötü günler yaşıyoruz. Türkiye ve ABD başlıca hedefleri gözüküyor ruhçuların. İletişim kaynaklarını ele geçiriyorlar, küçük çocukların zihinlerine nüfus ederek sahte reenkarnasyon örnekleri yaratıyor, İslam inancının içine bile çaktırmadan bu dini sokuşturuyorlar.

Evvelden Almanya'yı mahvettiler. Şimdi ise buralara yöneldiler. Önümüzdeki yıllarda ruhlara ve reenkarnasyona inanmayanı yobaz ilan edecek bir ortam yaratma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. Biliyorsunuz evrim hurafesi de itinayla benimsetilmişti insanlara.

Bu konunun şakaya gelir bir tarafı yok. Hele ki bizim için artık hiç yok. Sevgi ve bilgelik maskesiyle geliyorlar, bilim ve din dünyasını ele geçirmek için gece gündüz çalışıyor bu cin ordusu.

Kuran'a yönelerek gerçek islam'ı ve öğretiyi kavramadıkça bu tuzakları göremezsiniz. Dün ruhlara(dindarlar) ve evrime(bazı dindarlar ve tüm materyalistler) inandırıldınız, bugün ise reenkarnasyona sıra geldi.

İnsanın tanrısal parçası, ölümsüz ruhu-hayaleti-hortlağı yoktur. Bu pagan inançla mücadele için geldi İslam-Kuran.

Selam.

1 yorum:

Mehmet Can Özdarendeli dedi ki...

Din sistem demektir,deyn sözcüğünden türemiştir.Komünizm ve faşizm dinleri Aydınlanmışların değimiyle Büyük Fransız Devriminin tezahürüdür,ürünüdür.Bu kıstasa dikkat çekmek isterim önümüzde iki seçenek var ya Allahın sistemine yani dinine uyacağız veyahut beşerin dinine.Materyalizmin özünü siz zaten açıklamışsınız şüphesiz katılıyorum.Fransız devrimi sonrası başta Avrupada olmak koşulu ile kadim diktatörler firavun ve nimrodun maddeci toplum yapılarının daha gelişmiş bir prototipi karşımıza çıkmıştır.Hislerime tercüman olmuşsunuz ne hazindir ki Atatürkümüzün adını kullanıp Fransız devrimini dinimize karşı savunan tonlarca çağdaş cahillerimiz var halbuki Atatürkü bilmez ki bunlar bilmedikleri için çağın cahilleridirler.